Kürtlere karşı tarihin en büyük katliamlarının yapıldığı dönemde İçişleri Bakanlığı yapan ve yeni katliam haberleri veren İçişleri Bakanı Efkan Ala, 90'lı yıllarda aynı zamanda İçişleri Bakanlığı da yapan ve "bin operasyon" yapmakla övünen eski polis şefi Mehmet Ağar'ı aratmıyor. 28 Mart 2006 tarihinde Diyarbakır'da yaşanan serhıldanda aralarında çocukların da bulunduğu 11 sivilin katledildiği olaylarda Ala, Diyarbakır Valiliği yapıyordu. Seçim'de HDP'nin Erzurum'daki mitingine yönelik yapılan saldırı ve HDP'lilerin diri diri yakılmaya çalışıldığı olayda Erzurum'da seçim çalışması yürüten Ala, aynı zamanda çözüm sürecine yönelik ilk sabotaj olarak kabul edilen Diyadin olaylarında da ismi geçti.




Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca İçişleri Bakanlıklarına "iç harekatları" yönetecek, "olası isyanları" bastıracak özel isimler getirildi. Şimdiye kadar İçişleri Bakanlığı görevine getirilen 76 ismin hepsi kendi dönemlerine göre özel işlevler yerine getirdi.



Tarih Farklı Ama Örnekler Hep Aynı !



Örneğin Kürtlere karşı en kapsamlı katliamlarda dönemin İçişleri Bakanlığı'nı yapan Şükrü Kaya yaptı. 1930 Zilan ve 1937-38 Dersim katliamları döneminde Şükrü Kaya görev yaptı. Kaya, Kürtlerin haklarının pazarlık konusu yapıldığı Lozan Konferansı heyetine danışmanlık yaparken, İttihatçı kadroların önde gelen isimlerinden biriydi. Mustafa Kemal'e yakınlığı ile bilinen ve 1927 yılından 1938 yılına kadar kesintisiz 9 yıl boyunca Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli İçişleri Bakanlığını yapan Kaya döneminde, Zilan'da kimi kayıtlara göre 50 bin, Dersim'de 70 bin Kürt katledildi.


Çiller'in Ağar'ı



1990'lı yıllarda da devlet bütün kurum ve kuruluşları ile Kürtlere karşı saldırıları sürdürürken, esas olarak Ordu'nun başındaki isim, İçişleri Bakanlığı ve konsepti tamamlayan kritik görevlerdeki isimler ön plana çıkıyordu. Özellikle Mehmet Ağar öne çıkan ve dikkat çeken isimlerden biri olarak bu dönemde görev yaptı. Askeri darbenin gerçekleştiği 1980 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele şube Müdür Muavi olarak göreve başlayan ve failli meçhul cinayetlerin, asit kuyularının, iş insanı cinayetlerinin tavan yaptığı 1993 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü'ne atanan Ağar, operasyonları tamamlayan 3 saç ayağından biri oldu.


1992 yılında Erzurum Valisi iken, o dönem firarda olan Bahçelievler katliamı sorumlularından Haluk Kırcı'nın nikâh şahitliğini yapan Ağar, aynı yıl devletin kullandığı Hizbullah ile ilgili olarak "Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktadır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz" sözleriyle devlet içerisindeki yasadışı oluşumlara işaret ediyordu. Daha sonra Adalet ve İçişleri Bakanlığı'na getirilen
Ağar, Çiller ve Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş ile içine girdiği ilişkiler ve oluşturduğu konsept ile karanlık dönemin yürütücülerinden oldu. Bin operasyon yapmakla övünen Ağar, Susurluk sürecinde yaptığı katliamlarla ilgili bir çok ilişkisi açığa çıktı ve halende bir çok failli meçhul cinayetten dolayı yargılanıyor.

Abdulkadir Aksu'da kritik dönemlerde İçişleri Bakanlığı'na getirilen isimlerden biri oldu. İlk olarak Anavatan Partisi döneminde 1989 yılında İçişleri Bakanlığı yapan Aksu, daha sonra AKP'nin ilk iktidarında 2002-2007 tarihleri arasında İçişleri Bakanlığı görevini yaptı. Aksu döneminde de birçok Kürtlere karşı birçok saldırı gerçekleştirildi. Yine daha sonra İçişleri Bakanlığına getirilen İdris Naim Şahin döneminde Kürtlere yönelik en büyük siyasi soykırım operasyonu olan "KCK" operasyonları gerçekleştirildi.

Erdoğan'ın Efkan Ala'sı !


Şimdi İçişleri Bakanlığı görevini yapan Efkan Ala'da özel olarak görevlendirilmiş isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Kürtlere karşı kapsamlı ve sürece yayılan katliamların yapıldığı bir dönemde İçişleri Bakanlığı yapan Ala, daha önce de pek katliamda ön plana çıktı. Kaymakamlık ve Valilik gibi görevlerde bulunan Ala'nın devlet içerisindeki "yıldızı" AKP ile birlikte parladı. Kürdistan'da Batman ve Diyarbakır gibi illerde Valilik yapan Ala, 2004 yılından 2007 yılına kadar Diyarbakır'da görev yaptı. Muş'ta hayatını kaybeden 14 gerillanın cenaze törenleri sonrasında 28 Mart 2006 döneminde yaşanan serhildan sonrasında devlet, bir haftayı bulan protestolara sert bir şekilde saldırdı. Aralarında 3 yaşındaki Fatih Tekin, 6 yaşındaki Enes Ata, 9 yaşındaki Abdullah Duran'ın da bulunduğu 7'si çocuk 11 kişinin katledildiği olaylar yaşandığında Ala Diyarbakır Valiliğini yapıyordu.

Erzurum'da HDP'liler diri diri yakılıyordu


Kürdistan'daki pratiği ile AKP'nin gözde isimlerinden biri haline gelen Ala, daha sonra Erdoğan tarafından Başbakanlık Müsteşarlığı'na getirildi. 61 ve 62. AKP hükümetlerinde milletvekili olmamasına rağmen İçişleri Bakanı olarak atanan Ala, 7 Haziran seçimlerinde AKP'nin Erzurum milletvekili adayı olarak seçimlere katıldı. Aynı dönemde HDP'ye yönelik saldırılar da yoğunlaştı. Yasal zorunluluktan dolayı seçim dönemlerinde İçişleri Bakanlığı görevinden ayrılmış olmasına rağmen fiilen bu görevini sürdüren Ala, 7 Haziran seçimleri sürecinde HDP'ye yönelik Erzurum'da yapılan saldırılarda, Erzurum'da "seçim" çalışması yürütüyordu. Ala'nın kentte bulunduğu dönemde HDP'lilerin araçları içinde insanlarla birlikte ateşe verildi.

Ala, henüz Başbakanlık Müsteşarı iken, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sırasında da Bakanları bay-pas ederek, cemaate yönelik operasyonu yürüttü.

Aynı zamanda Çözüm Süreci Koordinasyonu'nda yer almasına rağmen Nisan 2015 tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan ile İmralı heyetinin görüşmelerinin askıya alınması ve Diyadin'de çatışma yaşanması olayında da Ala'nın parmağının olduğu ortaya çıktı. Diyadin'de 11 Nisan 2015 tarihinde yaşanan çatışmada askerlerin ölüme gönderildiği ve bunun da Ala tarafından verilen talimatla gerçekleştiği öğrenildi. Ortaya çıkan ses kayıtlarında Efkan Ala, daha önce kendi sekreterliğini yapan Ağrı Valisi Musa Işın'a olay bölgesine "öldürülecek" düzeyde asker gönderilmelerini ve bunların Türkiye'nin her bölgesinden seçilmesini emrettiği, Vali'nin de askerlerin bu konuda direnç gösterdiği yönündeki sözleri yansımıştı.

Bugün yaşanan katliamların planlandığı "Çöktürme Planı" ve legalleştirilmiş hali olan "Master Eylem Planı" yine Ala'nın İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde gerçekleşti.

Ala, şimdi İçişleri Bakanı olarak hem o planın gereğini yapıyor hemde "Nusaybin, Yüksekova ve Şırnak'ta operasyonlar yapılacak" diyerek yeni katliamların işaretini veriyor.

Diha

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Yorum Yapın

Sağlıklı Bir Tartışma Ortamı için,Lütfen Yorumlarınızı Küfürsüz yazın..