Kürt siyasetinin nabzının attığı yer olan Diyarbakır’da Kürtçe’nin yok olmaya doğru gittiği tehlikesi konuşuluyor.



Özellikle son yıllarda birçok aile Kürtçe isim verdikleri çocuklarını Kürtçe konuşturamamaktan muzdarip. Bazı aileler, bütün çabalarına rağmen çocuklarının Kürtçe konuşmadığını söylerken, bazı aileler de işin anne babalarda bittiği görüşünde.


Uzmanlara göre ise madalyonun diğer yüzünde asimilasyon politikası var ve Kürtçe resmi bir statüye kavuşturulmadığı sürece de bu devam edecek.



Diyarbakır’da artık Kürtçe konuşmayan yeni bir nesil var. Arkan ailesi, bu durumu yaşayan ailelerden biri. İki çocuk annesi Şenay Arkan, çocuklarına Amed (Diyarbakır’ın Kürtçe ismi) ve Şervan (savaşçı) isimlerini vermiş. Ancak anne Arkan, kentte yaşamın Türkçe olması nedeniyle çocuklarına Kürtçe konuşturamadığını söylüyor.



Rûdaw’a konuşan Şenay Arkan, “Her yerde Türkçe konuşuluyor. Çocuğum 5 yaşına kadar da Kürtçe konuşuyordu. Okula başlayınca ise Kürtçe’yi bıraktı. Ben onunla Kürtçe konuşuyorum, o Türkçe cevap veriyor. Bir yerden sonra pes ettim, artık ben de onunla Türkçe konuşuyorum. Burada anne babaların da suçu var” dedi.



Kürtçe konusunda başarılı olan aileler de yok değil. Derya Çetiner, çocuk sahibi olmadan önce Kürtçe kursuna gitmiş. Kızına Rozerin adını veren Çetiner, “Her şey anne babaların elinde. Gayret gösterirlerse çocukları Kürtçe konuşur” diye belirtiyor.



Derya Çetiner şunları söyledi:


Rozerin’le hep Kürtçe konuşuyorum. İlk başlarda bana Türkçe cevap veriyordu ancak ben geri adım atmadım. Sonra kızım da Kürtçe konuşmaya başladı. Kızıma arkadaş seçerken Kürtçe konuşmalarını ölçüt alıyorum. Kürtçe konuşabiliyorlar mı, konuşamıyorlar mı ona bakıyorum. Bütün arkadaşları Kürtçe konuştuğu için kızım da Kürtçe’ye devam ediyor. O hem Kürtçe hem Türkçe biliyor.”



Sosyolog Halide Türkoğlu, Kürtçe’deki gerilemeyi asimilasyon politikasına bağlıyor.



Türkoğlu konuyu şu şekilde değelendirdi:



Asimilasyon politikası nedeniyle Kürtler dillerini eksik görüyor, özellikle Kürtçe konusunda asimilasyona boyun eğiyorlar. Zaten devletin, Kürtçe konuşanları siyaset, kamu ve ekonomi alanlarından uzaklaştırdığını görüyoruz. Bu da asimilasyonu hızlandırıyor. Kürtler bir statü elde etmeden, dillerini Türkçe gibi koruyamazlar. Bir statü elde edene kadar da bütün kurumları, aileleri ve fertleriyle yaşamın her alanında Kürtçe konuşmalıdırlar.”



Diyarbakır’da her yıl ortalama 40 bin çocuk dünyaya geliyor. Asimilasyonun önüne geçilememesi durumunda yeni nesille birlikte kentte Türkçe’nin hakim olacağı ifade ediliyor.




Rudaw

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Yorum Yapın

Sağlıklı Bir Tartışma Ortamı için,Lütfen Yorumlarınızı Küfürsüz yazın..

Loading...