» » » » Dengir Mir Mehmet Fırat: ‘Hayır’ AKP’nin İniş Noktasıdır




AK Parti kurucularından HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, referandumda Kürt oylarının belirleyici olacağına dikkat çekti. "'Hayır' da çıksa 'Evet' de çıksa erken seçim olacak" diyen Fırat, "Hayır" öngörüsünde bulunurken, bu sonucun da AK Parti açısından düşüşün başlangıcı olacağına işaret etti.

Anayasa değişikliği referandumuna sayılı günler kalırken, hem düzenlemenin içeriği hem de sonrasında ortaya çıkacak senaryolara dair tartışmalar da en üst perdeden dillendiriliyor. Türkiye'nin geleceğinin belirleneceği oylamadan çıkacak "Evet" ya da "Hayır" sonucuna göre yeni bir sayfa açılacak. AK Parti'nin MHP'nin ortaklığıyla getirdiği değişikliği ve sonrasında yaşanabilecek senaryoları bir dönem AK Parti'nin önemli kurmayları arasında sayılan daha sonra yolları ayrılıp HDP'de siyasete devam eden Dengir Mir Mehmet Fırat değerlendirdi.

Fırat'a göre, değişiklik "başkanlık sistemi" değişikliği olmayıp "tek adam rejimi" ve bunun diğer adı da "diktatörlük." Sandıktan "Hayır" seçeneğinin çıkacağını öngören Fırat, bunda Kürt seçmenin belirleyici olacağına dikkat çekerek, sandıktan çıkacak "Hayır" sonucu ile AK Parti’nin düşüşe geçeğini söyledi.

Fırat'ın dihaber'in sorularına verdiği yanıtlar ve değerlendirmeleri şöyle:

* Referanduma iki hafta kaldı ancak halen teklifin içeriğine dair tartışmalar da devam ediyor. Eski bir AK Partili olarak siz bu değişiklik teklifini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

BAŞKANLIK DEĞİL DİKTATÖRLÜKTÜR


Yanlış olan şey bu, getirilmek istenen şeye başkanlık sistemi denmesi. Bu tamamen yanlış bir tanımlama. Anayasa hukukuna göre başkanlık sistemi kuvvetler ayrılığı esasına dayanır. Kuvvetlerin kesin olarak birbirlerinden ayrı olmasını gerektirir. Fakat getirilen anayasa değişikliği kuvvetler ayrılığını değil aksine her üç kuvvetin de bir kişi de toplanması esasını getiriyor. Dolayısıyla buna başkanlık sistemi denemez.

* Peki ne denilmelidir?

Bunun adına diktatörlük denir veyahut otoriter rejim denir. Ortadoğu tipi başkanlık sistemi ki bu da Baas tipi başkanlık sistemidir. Eski Irak, halen süren Suriye, bunlar da birer başkanlıktır. Hatta yeni dönemde Azerbaycan'ı da buna katmak mümkün. İşte eşini başkan yardımcısı yapabiliyor. Buralarda yasama, yürütme ve yargı bir kişide toplanmıştır. Türkiye'de de yapılmak istenen şey bu. Dolayısıyla bu bir başkanlık sistemi değildir. Getirilmek istenen tek adam sistemidir, Baas tipi bir yönetim biçimidir. Bunlara demokratik rejim demek mümkün değil. Zaten kimse de demiyor. Anti demokratik.


GÜÇ ZEHİRLENMESİNİN SONUCU



* AK Parti iktidara geldiği ilk yıllarda böylesi bir değişiklik gündeminde yoktu. Özellikle son bir kaç yıldır bu değişiklik gündeme geldi. Size göre bu neden ortaya çıktı?

Aslında 2014'ten sonra özellikle dillendirildi. Ancak şu anda halen yürürlükte olan programa bakın yine seçim beyannamelerine bakın orada başkanlık sisteminden değil, gerçek anlamda parlamenter sistemden ve bu yönde Anayasa değişikliklerinin yapılmasından bahseder. Çünkü mevcut olan sistem de bir gerçek anlamda bir parlamenter sistem değildir. Parlamenter sistemde cumhurbaşkanını simgesel görevleri vardır. Devletin birliği ve bütünlüğünü ifade eder. Gündeme gelmesi de güç zehirlenmesinin sonucudur. Siyasette siyasi partiler iktidarlarını çok uzun süre sürdürürlerse Türkiye'de bu olduğu gibi artarak seçmen desteğini alır ise belli bir noktadan sonra güç zehirlenmesine meydana gelir. Bu tamamen bir güç zehirlenmesidir. Diyor ki 'Başbakan'a ne lüzum var?' Yani 'ben varsam yeter.' Partinin genel başkanına da ihtiyaç yok diyor. Yine 'Ben varsam yargının başında da fazla birilerinin olmasına gerek yok, ben tayin edeyim' diyor. 'Benim haricimde herkes bir hiçtir' anlamında kullanıyor. 


HAYIR ÇIKACAKTIR



* Sandıktan nasıl bir sonuç çıkar?

Bir kutuplaştırma siyaseti izlendiği için toplum da ikiye ayrılmış durumda. dolayısıyla çok büyük bir fark olmamakla beraber 'Hayır' çıkacağını öngörüyorum. Bunun emarelerini de hem iktidar partisi hem de cumhurbaşkanı görüyoruz. Devletin bütün imkanlarıyla bu süreci kazanmak için büyük çaba gösteriyorlar ama tahminime göre AKP Kürt oylarını kaybettiği için referandumda da kaybedecektir. 


KÜRT OYLARI BELİRLEYİCİDİR



* Neden Kürt oyları?

Kürt oyları daima belirgin sonuçlar doğurdu. 2002'de AKP'nin iktidar olmasını sağlayan en önemli unsurlardan birisi Kürt oylarıydı. 2009 yerel seçimlerde AKP ilk defa oy kaybına uğramıştı, orada dikkat ederseniz Kürt oylarında AKP'ye bir uzaklaşma var. 7 Haziran seçimlerinde de Kürt oyları AKP'nin tek başına iktidar olmasına mani olmuştur. İlk defa hükümet kurma çoğunluğunu sağlayamamıştır. Çünkü bir HDP yüzde 13'ün üzerinde oy almıştı. Dolayısıyla Kürt oyları Türkiye'de daima belirleyici bir unsur olmuştur.

* AK Parti'yi iktidara getiren en önemli unsur neden kaybedildi?

Kaybetmesinin en önemli sebebi barış sürecinin sonlandırılmasıydı. İkincisi, AKP'li milletvekilleri bakanları dahil olmak üzere kimi yerde Kürtleri aşağılayıcı ifadeler kullanmıştır. Bir bakan Kürtleri 'lağım faresi' olarak nitelendirdi. Şimdi 'Bunu Kürtlere söylemedik de başkalarına söyledik' diye çark ediyorlar ama Kürt halkının söyleyen yapılan bütün bunları unutması, kabullenebilmesi mümkün değildir. Kürt oyları da sadece bölge kentlerinden ibaret değil, öyle anlaşılmamalıdır. İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde var. Buralarda önemli oranda Kürt oyu vardır ve bu bölgede yaşayanlar siyaset ile daha çok iç içe olan seçmenlerdir. 


MHP TABANI 'HAYIR' DİYECEK


* Bu boşluğu teklifi birlikte getirdiği MHP ile doldurması mümkün değil mi?

Hayır, bilakis MHP'de yüzde 60'tan fazlası bu referandumda 'Hayır' oyu kullanacaktır. Çünkü hakikaten kendi partilerinin liderleri bir şekli ile seçmenlerine ihanet içerisinde bulunmuştur. Partiyi AKP'nin yedeğine vermiş durumdalar. Dolayısıyla bunun MHP'nin tabanı tarafından kabul edilmeyeceğini görmek mümkün. 


İKİ SONUÇTA DA ERKEN SEÇİM VAR



* Sandıktan çıkacak sonuca göre bizi ne bekliyor?

Her iki seçenekte de erken seçim var. İster 'Evet' ister 'Hayır' çıksın. 2019 yılı beklenilmeden bir erken seçime gidilecektir. MHP'nin oy kaybı yine HDP'nin de baraj altı kalacağı beklentisiyle de bu gerçekleştirilebilir. Ama bana göre HDP barajı çok rahat aşacak durumda.

* 'Hayır’ çıkar dediniz ama 7 Haziran sonuçlarının yok sayıldığı bir pratik var. Referandumdan istenilen sonuç alınmadığında böyle bir durum yaşanmaz mı?

Anayasaya göre bir anayasa değişikliği kabul görmediği takdirde yeniden gündeme gelmesi için bir yılın geçmesi ya da yeni bir seçimin geçmesi lazım. 



TÜRKİYE KAOSUN TAM ORTASINDADIR


* ‘Hayır’ın çıkması Kürt sorunun da nasıl bir seyir getirir. Çatışmaların daha da derinleşeceği ihtimali üzerinde tartışmalar var.

Olabilir bir çatışma ortamı girileceğini işaretleri var. Bahar aylarıyla birlikte daha şiddetli bir çatışma ihtimali kanısı var. Bu bakımdan 'Hayır' çıkması ya da 'Evet' çıkması gibi Türkiye'yi kaosa sürükler mi? diye bir iddia var. Buna acı acı gülmekten başka yapacağım bir şey yok. Çünkü Türkiye kaosa doğru gitmiyor. Türkiye kaosun tam ortasında. Bir kere dış politikası iflas etmiş. Suriye ortada işte. Daha önce ‘Minbic’i alacaktık yok bilmem şurayı alacaktık’ ama geldiğimiz nokta Fırat Kalkanı Hareketi sona erdi. Bu bir iflastır. Dış politikanın iflasıdır. Avrupa ülkeleri ile bakıyorsunuz aynı. Ortadoğu ülkelerine bakıyorsunuz aynı. ABD ile ilişkilerine, Rusya ile ilişkilerine bakıyorsunuz aynı. Dolayısı ile hem yurt dışında hem de yurt içinde bir kaosun içerisinde. 

EMİNE ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI BAŞYARDIMCISI OLABİLİR


* Bunlar ‘Hayır’ senaryoları ama ya ‘Evet’ çıkarsa?

Evet’ çıkarsa mevcut olan durumun yasal alt yapısı oluşturulacaktır. Ama hukuki değil. Altını çizmek lazım; yasal alt yapı yapmış olmak, yapmak bunun hukuki olduğu anlamına gelmiyor. Dolayısı ile böyle bir değişiklik hukuka aykırıdır. Ama dediğim gibi şu anda taklit edilen sistem aslında yasal, getirilir. Değişiklik olacağı kanısında değilim. Ama sürprizlerle de karşılaşabiliriz. Örneğin Cumhurbaşkanı başyardımcısı damat bey (Berat Albayrak) olabilir. Şu anda bakandır. Ya da daha da ileriye gidilebilir. İşte Azerbaycan’da olduğu gibi hanımefendi (Emine Erdoğan) olabilir. Türkiye bunlar ile karşılaşmak istemiyorsa, hangi siyasi düşünceye sahip olursa olsun her akli selim insanın bu referandumda ‘Hayır’ oyu kullanması gerektiği kanısındayım.

AKP DE 'HAYIR’I İÇİNDEN SESLENDİREN ÇOK İSİM VAR


* AK Parti içerisinde ya da kabinede ‘Hayır’ oyu verecek isimler olur mu?

Yüksek sesle söyleyecek olan yoktur ama içinden seslendirenler çoktur. Hala Meclis’te AKP milletvekili olup, belki utancından dolayı yemin ettiği ve yemini yerine gelsin diye kendisi oy vereceğini düşünüyorum bazı insanlar da ama eşine ve çocuklarına AKP oy vermeyin diyeceklerdir. Bir de gizli olacaksa olur ama açıktan kimse diyemez. Yani iktidarın minnetlerinden istifade etmeye ‘Hayır’ diyecek kimsenin ben Türkiye’de pek olacağız kanısında değilim. 


‘HAYIR’ İLE AKP DÜŞÜŞE GEÇECEK


* Çıkacak ‘HayırAKP’de taşların yeniden dizilmesinin önünü açar mı? Bir bakımda da bu AK Parti’de bir çatlağa yol açar mı?

AKP’de bir çatlak yoktur. AKP diye bir parti siyasi parti yoktur aslında. AKP, Recep Tayip Erdoğan’dır. Onda da bir çatlak meydana gelmesi mümkün değildir. Partinin genel başkanıdır yani, işte genel başkanları tayin edebilecek durumdadır. Meclis’te hakimiyeti bağlılık olarak vardır. Tabi ki ‘HayırAKP’nin de iniş noktasıdır. ‘Hayır’ çıkarsa AKP düşüşe geçmiş olacaktır. O zaman tabi ki yeni siyasi oluşumlar, yeni partiler çıkabilir.

* Partinizin 13 milletvekili ve eş genel başkanları tutukluyken referanduma gidiyoruz bu da “meşrutiyet” konusunu tartışmaya açtı. Siz ne düşünüyorsunuz?

Gölge düşürüyor ama ben şu kanıdayım. Buraya müdahaleler ‘Hayır’ oyu kullanmak durumunda olmayan belki 'Evet' oyu kullanmak durumunda olan Kürtlere bu ‘Evet’ten vazgeçmeleri sonucunu doğuruyor. Yüzde 100'ü ‘Hayır’ kullanacak diye bir şey yok. ‘Evet’ oyu kullananlar da olacaktır. Ama bu yasaklamalar, bu tutuklamalar, bu hukuka aykırı tutumlar inanın ki ‘Hayır’ cephesini daha da güçlendirir. Özellikle Kürtler konusunda.

VEKİLLER KEYFİ EMİRLERLE TUTUKLU


* Durumları ne olacak, yakın zamanda bırakılmaları ya da farklı bir gelişme görebilir miyiz?

Tutukluluk hukuki bir terimdir bana göre. Ama tutuklanmaları hapishaneye konulmaları bana göre esarettir. Onlar hukuka uygun olarak, hukukun gereğince tutuklanmamıştır. Onlar keyfi emirler ile nedeni ile tutuklanmışlardır. Dolayısı ile hallerinde çok büyük bir değişiklik beklemek çok doğru olduğu kanısında değilim. Özellikle referanduma kadar büyük bir değişiklik ben şahsen beklemiyorum.

* Her kesim farklı nedenlerle ‘Hayır’ gerekçesini açıklıyor. Eski bir AK Partili şimdilerde HDP’li bir isim olarak sizin ‘Hayır’ gerekçesiniz ne?

18 ‘Hayır’ deme nedenim var. (Gülerek, 'Anayasa değişikliğinde kaç madde var' diye soruyor)

Hayri Demir / Salman Gözelyuz - dihaber

«
Next
Sonraki Kayıt
»
Previous
Önceki Kayıt

Hiç yorum yok:

Yorum Yapın

Sağlıklı Bir Tartışma Ortamı için,Lütfen Yorumlarınızı Küfürsüz yazın..