Yılmaz Güney Kimdir Nereli? Kürt Mü?

23 Mart 2020 90 views 0

Yılmaz Güney sinema oyuncusu olmakla beraber senarist, yönetmen ,yazar olarak da kendini kanıtlamıştır.. 1900’lü yıllarda gazetelerde adı sık geçen ve hararetli meselelere konu olan sanatçının asıl adı Yılmaz Pütün olarak bilinmektedir. Kürt ve Türk sinemasındaÇirkin Kral‘ lakabı ile tanınmıştır.

Yılmaz Güney kimdir? Nerelidir? Ne zaman ölmüştür? Gibi soruların cevapları ve Yılmaz Güney hayatı hakkında merak edilen her şey yazımızda.

Yılmaz Güney Vikipedi

Doğum1 Nisan 1937(Adana,Yüreğir)
Ölüm:9 Eylül 1984 (Fransa,Paris) 47 yaşında
MeslekOyuncu,Yazar,Senarist
Etkin yıllar1958-1984
KökeniKürt(Zaza)
BurcuKoç
Evlilik(ler)Nebahat Çehre (1967-1968)

Fatoş Güney (1970-1984)

Eğitim
Boyu1.83
Kilosu80
Göz RengiKahverengi
Resmi Hesapları

 

Yılmaz Güney Nereli?

Yılmaz Güney, Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Yenice mahallesinde doğmuştur.Ama Aslen Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindendir.Annesi ise Muş Vartoludur.

Yılmaz Güney’in Gerçek İsmi Nedir?

Yılmaz Güney’in gerçek adı  Yılmaz Pütün‘dür.

 

 

 

 

 

Yılmaz Güney ile Türkan Şoray

 

Yılmaz Güney’in Hayatı

Yılmaz Güney, yönetmenlik, oyunculuk ve senaristlik alanında unutulmaz eserler bırakmıştır.Bu alanda onlarca eseri mevcuttur. Realist filmler yapmış, hayatın gerçeklerini sinema dünyasına uyarlamıştır. Akabinde yayınlanan eserleri çoğu zaman tartışmalara da konu olmuştur.
Sinema dünyasında ‘Çirkin Kral‘ lakabı ile tanınmıştır. Hayatı çok aksiyonlu ve yoğun olaylar ile doludur.

İşçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Yılmaz Güney ilköğrenimini ve orta öğrenimini Adana içerisinde tamamlamıştır.

Çocukken birçok alanda çalışmıştır. Bu alanlar her ne kadar vasıfsız işler olsa da onun çocukluğunun büyük bölümünü kaplamıştır. Simit satıcılığı, pamuk işçiliği gibi işler yapmıştır. Sinema dünyası ile tanışması yine taşımacılık işi ile olmuştur. Güney uzun süre edebiyatla ilgilenmişti. Kendi şiirleri ve tiyatro çalışmaları vardı. Özellikle tiyatroya ilgisi nedeni ile sinema dünyasına da oldukça ilgi duymaktaydı. Sinema dünyasında çalışmalar yürütmeye başlaması Atıf Yılmaz tarafından verilen destekler ile mümkün olmuştu. Çirkin Kral olarak anıldığı dönemde çektiği bazı filmleri kendisine birçok ödül getirdi.

Yılmaz Güney özel hayatı ile de sıklıkla anılmış sanatçılardan biridir. İlk sahneye çıkışı 1959 yılında olmuştur. Atıf Yılmaz tarafından yönetmenliği yapılan Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik adlı fimlerde oyunculuk yaptı ve aynı zamanda senaryolarının da yazdı. İlerleyen süreçte Karacaoğlan’ın Karasevdası filminde yönetmen yardımcılığı pozisyonundaydı. Aynı zamanda bu süreçte dergilere de hikayeler yazmaktaydı. Bu süreçte bir hikayesinde komünizm propagandası yaptığı iddiası ile yargılandı. 1961 yılında hapis cezasına çarptırıldı ve bir yıl altı ay kadar hapiste kaldı.

Yılmaz Güney İle Tuncel Kurtiz

 

Kariyerine hapisten çıktıktan 6 ay sonra tekrar devam etme kararı aldı. Bu süreçte en çok macera filmleri çekti. Filmlerin genel olarak teması ezilenlerin ve hor görülenlerin sesini yükseltme durumu ile ilgiliydi. Yıl 1971 olduğunda bazı kaçakları sakladığı iddiası ile sürgün edilmiş ve 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Hapiste olduğu zamanlarda dergi çıkarmaya başladı. Güney dergisi olarak bilinen bu dergide şiirleri, senaryoları ve hikayeleri yer almaktaydı. Cezaevinden çıkış yılı 1974 idi. Çıkar çıkmaz sinema dünyasına geri döndü ve Arkadaş filmini çekti. Daha sonra Endişe filmi ile çekimine devam etti

Yılmaz Güney İle Hakim Sefa Mutlu Olayı

Yılmaz Güney’in asistanı olan yönetmen Ali Özgentürk‘ün olay gecesi hakkındaki ifadesi;

“Gazinonun ağzına kadar dolu olduğu o gece Sefa Mutlu’nun sarhoş olduğunu iddia eden Ali Özgentürk, şu sözlerle o gece neler yaşandığını yazmıştı: “Gazino ağzına kadar doluydu. Bir süre sonra deniz kenarından karartı şeklinde bir adam gelerek gazinoya girdi. Sarhoş olduğu her halinden belliydi, ayakta bile doğru dürüst duramıyordu. Herkes şaşırmıştı. Yılmaz adama hiç cevap vermedi. Birtakım kişiler araya girerek adamı gazinodan uzaklaştırdılar. Daha sonra ağır ceza hakimi olduğunu öğrendiğimiz bu adam, yani Sefa Mutlu, ailesiyle birlikte gazinonun az ilerisinde bir kampta kalıyormuş. Bir süre sonra yine geldi. Yine sarhoştu. Bu kez Yılmaz’ın eşiyle ilgili çok ağır bir söz söyledi. Ne olduysa işte o anda oldu. Gazino birdenbire karıştı. O karışıklıkta olayın nasıl olduğunu göremedim.”
 

Jandarmanın Yılmaz Güney’i gözaltına aldıktan sonra kendisiyle görüştüğünü anlatan Ali Özgentürk,Ali ne oldu böyle, ne oldu böyle?” sorusuyla içinde bulunduğu çaresizliği net bir şekilde ortaya döktüğünü aktarmıştı.

Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Pütün de geride kalanları rencide etmeyi istemediğinin altını çizerek o geceyi şu sözlerle aktarmıştı: “Bir sanatçı için bu olay ölümden beterdi.”

“Film çekimindeki sesleri denemek için bir silah getirtildiğini ve iyi kayıt yapılamadığının ortaya çıktığını anlatan Fatoş Pütün, Yılmaz Güney’i ve o gece yaşananları şu sözlerle ifade etmişti: “Kesinlikle Yılmaz çekip tabancayı bir insanı vurmuş değil. Bir saldırı söz konusu oldu kendisine. Hatta Hakim Bey, onu oradan uzaklaştırmak isteyen arkadaşlarının kollarından kurtulup, bir sandalye alıp Yılmaz’ın koluna indirdi. Ertesi gün Yılmaz’ın kolu mosmordu. Olay gerçekten denizin ortasında gemiye çarpan serseri bir mayındı.”

Olayın akabinde Yılmaz Güney 13 Temmuz 1976 yılında 19 yıl süre ile hapis cezasına çarptırıldı. 1981 yılında hapisten firar etti.Güney Fransa’da hayatının kalan yıllarının tamamını orada yaşamıştır. Son filmi Duvar adlı yapımıdır.

Yılmaz Güney’in Özel Hayatı

Yılmaz Güney,2 evlilik yapmıştır. Toplamda iki çocuğu vardır. İlk evliliğini Nebahat Çehre ile yapmıştır. 1967 yılında gerçekleşen evlilik 1968 yılında boşanma ile son bulmuştur.

Yılmaz Güney daha sonra ikinci evliliğini Fatoş hanım ile 1970 yılında gerçekleştirmiştir. Akabinde adını Yılmaz koydukları bir çocukları olmuştur. Eşi ile 14 yıl evli kaldıktan sonra Güney hayatını kaybetmiştir.

Yılmaz Güney’in Mezerı Nerede?

 Yılmaz Güney, vefatının ardından Paris’te bulunan Père Lachaise Mezarlığı’na defnedilmiştir.

 

  • Cüneyt Arkın, Yılmaz Güney ile farklı siyasi görüşlere sahip olsa da 1972’de kendisine teklif edilen Altın Koza ödülünü Yılmaz Güney‘in hakkı olduğu için reddettiğini açıkladı.

Yılmaz Güney’in Ödüllü Filmleri

Yılmaz Güney’in 1982 yılında çektiği ‘Yol’ filmi Altın Palmiye ödülü kazanmıştır.

‘Yol’, Altın Palmiye kazanan ilk Türk filmi olmuştu.

 

Orhan Kemal Roman Armağanı
1972 Boynu Bükük Öldüler
Altın Koza
En İyi Film
1970 Umutsuzlar
1971 Ağıt
En İyi Yönetmen
1971 Ağıt
En İyi Senaryo
1970 Umutsuzlar
1971 Ağıt
En İyi Erkek Oyuncu
1969 Seyyit Han
1970 Umut
1970 Acı

 

Yılmaz Güney’in Kitapları

  • Boynu Bükük Öldüler (1971 yılı)
  • Sürü
  • Salpa (1975 yılı)
  • Sanık
  • Hücrem
  • Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz
  • Oğluma masallar
  • Zavallılar
  • Sen ve ötekiler
  • Ölüm Beni Çağırıyor Gençlik Öyküleri
  • Acı
  • Sonsuz Bekleyiş Otuz Yılın Şiirleri
  • Yol
  • Ağıt
  • Arkadaş

 

Oyuncu Olarak Yer Aldığı Filmler

  • 1983 – Duvar (Sinema)
    1981 – Yol (Sinema)
    1978 – Sürü (Sinema)
    1974 – Zavallılar (Sinema)
    1974 – Endişe (Sinema)
    1974 – Arkadaş (Sinema)
    1971 – İbret (Sinema)
    1971 – Yarın Son Gündür (Sinema)
    1971 – Vurguncular (Sinema)
    1971 – Umutsuzlar (Sinema)
    1971 – Kaçaklar (Sinema)
    1971 – Baba (Sinema)
    1971 – Ağıt (Sinema)
    1971 – Acı (Sinema)
    1970 – Yedi Belalılar (Sinema)
    1970 – Umut (Sinema)
    1970 – Piyade Osman (Sinema)
    1970 – Canlı Hedef (Sinema)
    1969 – Bir Çirkin Adam (Sinema)
    1969 – Aç Kurtlar (Sinema)
    1968 – Seyyit Han (Sinema)
    1968 – Pire Nuri (Sinema)
    1967 – Benim Adım Kerim (Sinema)
    1967 – Bana Kurşun İşlemez (Sinema)
    1966 – At Avrat Silah (Sinema)

Yapımcı Olarak Yer Aldığı Filmler

1979 – Düşman (Sinema)
1978 – Sürü (Sinema)
1975 – İzin (Sinema)
1975 – Bir Gün Mutlaka (Sinema)
1974 – Zavallılar (Sinema)
1974 – Endişe (Sinema)
1974 – Arkadaş (Sinema)
1971 – İbret (Sinema)
1971 – Vurguncular (Sinema)
1971 – Ağıt (Sinema)
1970 – Umut (Sinema)
1969 – Bir Çirkin Adam (Sinema)
1969 – Aç Kurtlar (Sinema)
1968 – Seyyit Han (Sinema)
1968 – Pire Nuri (Sinema)
Görüşler farklı olsa da Yılmaz Güney’in sinema sektörüne adını altın harflerle yazdırdığı yadsınamaz bir gerçektir.

BENZER KONULAR
YORUM YAZ